aprilia logo

APRILIA

İtalya

Aprilia şirketi Cavalier Alberto Beggio tarafından kurulmuştur. El yapımı ilk model motosikletler 1960’lı yılların sonunda piyasaya sürülmüştür.

Aprilia 2004 yılında Piaggio Group bünyesine katıldı. Noale Racing Bölümünün yeniden organize edilmesiyle birlikte Grup yarış faaliyetlerinin ufkunu genişletti. Off-road müsabakalara dönüş yapıldı ve Aprilia RSV4 2009’da ilk kez World Superbike yarışlarına katıldı. Bu son derece ile 2010 ila 2014 arasında altı dünya şampiyonluğu geldi.

Rakamlarla Aprilia Başarısı

294 MotoGP galibiyetiyle, Aprilia üst düzey motosiklet şampiyonasının tarihinde en fazla galibiyeti olan batılı üreticidir. 54 dünya şampiyonluğu: Grand Prix yol yarışı Dünya Şampiyonasında 38 (125 kategorisinde 20 ve 250 kategorisinde 18), 6 Superbike şampiyonluğu (2010 ve 2012 ve 2014’te Pilot/Üretici çifte şampiyonluğu, 2013’te Üretici Şampiyonluğu) ve 9 Off-Road şampiyonluğu (Supermoto müsabakalarında 7 ve Trial müsabakalarında 3).

Ürün Serisi

Bugün Aprilia, son teknoloji ve spor kişilik karakteriyle buluşan farklı ürün modelleri sunmaktadır: çift silindirli naked Shiver 750’den Dorsoduro’ya, dünyanın ilk otomatik motosikleti Mana 850’den serisinin en yeni üyesi olan güçlü Caponord 1200’e, supernaked Tuono V4’ten doğrudan dünya SBK şampiyonu ünvanını koruyan motosikletten ilham alan ve R ve Fabrika olmak üzere iki versiyonu bulunan RSV4 ailesine kadar.

Aprilia scooter serisi de geri kalmıyor: serinin yıldızı Aprilia SRV850 şimdiye dek üretilen en güçlü scooter ve çekiş kontrolü ve ABS ile gelişmiş elektronik kontrol kiti donanımına sahip.

Teknoloji ve Uzmanlık

Benzersiz yarış deneyiminden faydalandığı zengin teknik çözümlerle bugün Aprilia motosiklet serisi teknolojide daimi liderdir. Motosikletlerin, Aprilia’daki kilit üçlü yönlerden olan, kusursuz şasisi modern motor teknolojisi (RSV4 dünyada V4 yarış motoru ile seri üretilen tek modeldir) ve elektronik sürücü destek istemlerinde tartışmasız üstünlükle bir araya geliyor. Her bir Aprilia motosikletiyle, dünya çapındaki yarış etkinliklerinde geliştirilen deneyim gündelik kullanıma uyarlanarak performans ve emniyet arttırılıyor.

KRONOLOJİK APRILIA MOTOSİKLET TARİHİ

Aprilia’nın doğuşu, İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, Cavalier Alberto Beggio‘nun, Venedik’in bir vilayeti olan Noale’de, bisiklet üretmek için açtığı fabrikayla başladı.
Parçalardan bitmiş ürünlere kadar çeşitli üretimlere sahip olan bu küçük imalathane, iyi düzeyde başarı elde etti ve 1962’de, tek sahipli bu şirket Anonim şirketi oldu.

1968 : Alberto’nun oğlu Ivano Beggio, 1968’de şirketin başında olan babasına katıldı ve fabrikadan bir düzine kadar asistanla, altın ve mavi renkli 50cc’lik ilk Aprilia modelini ürettiği zaman, ilgisinin bisiklet yönünde olmadığı açıktı.

Ürünler iyi karşılandı. Colibrì ve Daniela, ilk Aprilia mopedlerin adlarıydı, fakat kendini fark ettiren model 1970 Scarabeo cross motosiklet oldu. Motosiklet ve cross versiyonu, o yıllarda gittikçe popülaritesi artan, özellikle ulusal yarışlara katılmayı hayal edenler için özel bir yere sahipti.

1970 : 70’lerin ortalarına kadar üretilen Scarabeo, motor büyüklükleri 50cc ve 125cc olmak üzere, (Aprilia ürünlerinde bir gelenek olmaya başlayan) gerçekten kendine has ve yenilikçi estetik özellikleriyle, çeşitli versiyonlarda sunuldu.

Aprilia Scarabeo – 1970

1974 : İlk gerçek cross motosikleti 1974’de doğdu ve test edilmesi için, ilk yarışlarda fena iş çıkarmayan harbiyeli sürücü, Maurizio Sgarzani’ye verildi. İşaretler ümit vericiydi.
Aprilia teknisyenleri o motosikletten, Milan salonunda sunulan, RC 125‘i üretti. Sportif ve standart üretim, her zaman Noale fabrikasının karakteristiği olmuştur.

1975 : 1975’de, kazanma hırsı olan ilk yarış Aprilia’sı sunuldu. Bir şampiyonun özelliklerine sahip olduğunu kanıtmış olan Milan’lı sürücü Ivan Alborghetti, onu sürmesi için seçilmişti ve sonuçların gelmesi uzun sürmedi.

1977 : İlk ünvanlar 1977’de İtalyan Şampiyonası’nda, 125 ve 250 klasmanlarında geldi, sonraki yıl Alborghetti sezonu iki üçüncülük ve Dünya Şampiyonası’nda altıncılık ile bitirdi: O zamana kadar bir İtalyan sürücü tarafından kazanılmış en iyi pozisyon. Bu sırada, Noale fabrikası’nın adı İtalya sınırlarından dışarı yayılmıştı. Üretimin %20’sini absorbe eden yabancı pazarlar, özellikle Amerika, Aprilia motosikletler için büyük ilgi besliyordu. Bu on yıl, üretimde sürekli bir artışla bitti ve moped ile cross motosikletler olarak ayrıldı.

Aprilia RC125 – 1977

1978 : MX 250 tanıtımı.

1979 : On yılda şirket önemli ölçüde büyüdü : 1969’dan 1979’a, mopedlerin yıllık üretimi 150’den 12,000’e çıktı, motosikletler için üretim ise, sadece 4 yılda, yıllık 2,000 üniteyi aştı.

1980 : MX 500 tanıtımı.

Aprilia MX 250 – 1985

1983 : Seksenlerin başlangıcı, Avrupa ve ulusal motosiklet marketini bir bütün olarak şiddetli bir krize soktu. Prestijli yeni hedefler için atılan temeller, işte bu zor yıllarda oldu, motosikletlere karşı olağanüstü tutku ve İtalyan motosiklet marketininin kurtarılmasına karşı olan güvenden doğdu.

Artık moped ve cross motorlarla sınırlı kalmamasıyla, üretim yeni alanlara yayıldı. Motor hacimleri 50cc’den 600cc’ye kadar olan bir aralıkta enduro, trial ve yol motorları üretildi.
Dinamik ve esnek bir organizasyon tarafından desteklenen Aprilia, aynı zamanda motosiklet yarışlarındaki katılımını da arttırıyordu. Bu, markanın dünya düzeyinde daha iyi tanınmasını ve hepsinden önemlisi, sürekli teknolojik ilerlemeyi sağlayarak, teknik ekibin eğitimi ve gelişimi için gerekli olan test sahasını yaratıyordu.

Krizin durumuna rağmen, Seksenlerin başında Aprilia, fikirler ve projeler için bir laboratuvar haline geldi; bunun sonucunda takip eden yıllarda ulusal bir yayılma gerçekleşti. Bu yeni stratejinin ilk sinyali, Aprilia’nın ilk yol motoru olan ST 125‘i, 1983’de tanıtması oldu.

Güçlü bir karakter ile akıcı ve zarif olan ST 125, hem sınırları zorlarken hem de normal yol kullanımında oldukça iyi iş çıkarıyordu ve uzman basının taktirini kazandı.
Takip eden yıl, ST’nin gelişmiş ve daha sportif versiyonu olan STX’in gelişini gördü. Ayrıca Venedikli fabrikanın ilk enduro motosikleti olan ET 50’nin küçük motoru, Aprilia’nın off-road motosikletlerdeki deneyiminin bir sonucuydu.

Aprilia ST125 – 1983

1985 : 1985’de, cross şampiyonasında yer alan son yarış motosikleti olmasına rağmen ETX, 125 ve 350 versiyonları olarak pazara sürüldü.
Önceki yıllarda yapılan model sahasını genişletme seçimi, ileri görüşlü olduğunu kanıtladı. Cross marketindeki daralmanın ilk işaretleri görülmüştü ve bunun sonucunda sektör oldukça özelleşip, yol ve enduro motosikletlerin büyümesini desteklemişti.

1981’de Trial ile olan ilk deneyimlerinden sonra, Dünya Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 1985’de, Philippe Berlatier’in Aprilia’sı beşinci oldu. Aynı yıl, Loris Reggiani tarafından sürülen GP 250 ile World Racing Championship’te olağanüstü bir macera başladı.

Çoğu gözlemci tarafından aceleci olarak değerlendirilen olay, bu kadar küçük bir İtalyan fabrikasının, hiç deneyimi olmadan pistlere çıkıp güçlü Japonlara karşı yarışmasıydı.
Ama ilk sezonun sonunda Aprilia GP 250 Dünya Şampiyonası sıralamalarında altıncıydı. Küçük yarış takımının tamamen deneysel şekilde ilk yılda aldığı bu sonuç muhteşemdi.

1986 : Aprilia’nın yaptığı kalitedeki sıçrama, küçük modellerde de görülebiliyordu. 1986’da, hem estetik hem de teknik olarak daha güçlü olan modelleri hatırlatan AF1’in görünmesiyle ve enduro alanında, Afrika rallilerinde kullanılan motosikletlerden esinlenilen, Tuareg’le birlikte gelen ETX, büyük bir depo ve birçok aksesuarıyla o zamanlar oldukça popülerdi.

Aprilia ETX 125 – 1986

1987 : Büyük gün, San Marino Grand Prix’den 2 sezon sonra, Misano’da 30 Ağustos 1987 tarihinde geldi. Ödül töreninde İtalyan Milli Marşı çaldı: Loris Reggiani’nin AF1’i, tarihindeki ilk Motosiklet Grand Prix’ini kazanmıştı. Bu Aprilia için önemli bir tarihti.

Aprilia Tuareg 125 Wind – 1988

1989 : Teknolojik içeriğin yanında, bütün Aprilia motosikletler tamamen yeni, orjinal dizayn ve grafik tasarımlarıyla sivriliyorlar, bu şekilde motosiklet dünyasındaki geleneksel kırmızı ve gümüş rengine dayalı kromatik monotonluğu bozuyorlar.

Aprilia’nın, duygular yaratmak için tasarlamaya ve gençlerin motosiklet dünyasına girmesine yönelik, güçlü bir inancı var. Seksenlerin ortalarındaki ETX, aynı rengin farklı tonları kullanılarak karakterize edilmiş ilk motosiklet olmasıyla, 1986’dan 1991 arası AF1 serisi büyük etki yarattı, aynı şasiyi kullanarak, kromatik değişimleri sayesinde tamamen farklı modeller olarak görünüyorlardı. Bu renk ve dizayn, Aprilia tarafından bulunduktan sonra, neredeyse diğer bütün üreticilerin takip ettiği bir trend haline geldi, kullanılan bu pastel renkler sonucunda, 1989 Milan Motor Show, bir “Aprilia Show” oldu. Sportiflik açısından, Seksenler oldukça büyük gelişmeler gördü.

Aprilia Tuareg 600 Paris – Dakar

1990 : Dünya Şampiyonasında olgunlaşan deneyimle birlikte, Aprilia’nın yol motosikleti üretimi stratejisi en üst seviye parçaların takılması, çekici estetikler ve sportif aktivitelere büyük bir atıf olarak AF1 Replica‘da da görüldüğü gibi uygulandı.

Fakat, yol motosikleti şampiyonalarındaki başarılar, off-road motosikletlerini terk etmelerine yol açmadı ve şu modeller Noale fabrikasının spesiyalleri arasında kaldı: 1990, sınıfına devrim niteliğinde gelen, mekanikleri büyük oranda off-road kökenli fakat yol için tasarlanmış olan Pegasso 600‘ün yılıydı. Halk arasında hemen popüler olan model, bugün hala devam etmekte.

Aprilia Pegasso 600

1991 : Doksanlar, Aprilia’nın kararlı bir şekilde scooter marketine girişini izledi. Scooter marketinin hatırı sayılır bir şekilde büyüdüğü doğruydu.
Yaratıcılığın ve basmakalıptan uzaklaşma, başarının anahtarı olduğunu burada tekrar kanıtladı. 1990 yılında tamamen plastikten yapılan ilk scooter olan Amico ile, Aprillia kendisini, eğilimleri tahmin eden ve trendleri belirleyen ürünler üreten, hem estetik hemde teknolojik olarak yenilikçi, performans açısından, çevreye daha duyarlı ve güvenilir olduğunu kanıtladı.

Venetian Works, bu konuya hep önem verdi ve teknoloji harikası çözümler arama yolunda hep ön sıralarda bulundu.

1992’de katalitik dönüştürücüye sahip olan ilk scooter ve iki zamanlı motoru Aprilia çıkardı. Bunlar Amico LK ve Pegaso 125‘di. Bu sırada, 4 zamanlı 4 valfli motora sahip olan ilk scooter, çizim tahtalarına girdi.

1992 : İlk yılların deneyiminden sonra, ilk zaferi ve takip eden beş yılda sayısız yarış başarısı ile büyük hayal sonunda 1992’de fark edildi. Bu Alessandro Gramigni’nin 125 cc Dünya Şampiyonasını kazanması ve aynı yıl Tomny Ahvala’nın bir Aprilia Climber ile Trial Dünya Şampiyonasını almasıyla oldu.

Başlangıçtan itibaren, Aprilia Racing kendini bir yetenek kaynağı olarak kanıtladı ve yakın zamanın en iyi bilinen çoğu şampiyonu, yoluna Aprilia ile başladı:

Bu Dünya Şampiyonları’ndan bazıları: Biaggi, Capirossi Gramigni, Locatelli, Sakata ve Rossi‘dir

Şirketin üretimi, boyutu ve teknolojisi arttıkça spordaki başarılar da büyüdü. Kendine has yeniliği, görüntüsü ve dinamizmi sayesinde uluslararası motosiklet marketinde iyi bilinmeye başlandı.

1993 : Aprilia’nın çevreye gösterdiği özen, ana stratejik hedefleri arasında da görülebilir ve yıllar süren yatırım ile araştırma, günümüze kadar sürekli yoğunlaştı. Sonuç olarak 2000’de “en temiz” motorların yapımı gerçekleşti: Ditech (Direct Injection Technology), yüksek performans sağlarken, yakıt tüketimini aşırı kısıtlı emisyonlarda tutabiliyor. 1993’de Noale’de bir efsane doğdu. Bu, retro ve modern çizgileri olağanüstü şekilde kombine eden yüksek tekerli Scarabeo scooter’dı ve bu sektördeki bütün üreticiler için bir referans noktasıydı.

1995 : En iyi bilinen başarılı Aprillia scooterların listesi Leonardo, SR, Gulliver olarak sıralanabilir.
1995’de Aprilia, Philippe Starck tarafından tasarlanan, New York Museum of Modern Art’da yapılan yarışmada kazanan ve iki tekerli bir sanat olan Motò ile dünyayı hayretler içinde bıraktı. Aynı yıl, tüm zamanların en başarılı yarış motosikletlerinden olan olağanüstü RS 250 de doğdu.

Aprilia Moto 6.5 – 1995

1996 : Leonardo modelinin sunumu.

1998 : 1998’de Aprilia, 1999’da Yılın Motosikleti ödülüne aday gösterilen RSV Mille modelini çıkartarak, büyük motor kategorisine iyi bir giriş yaptı. Teknik ve stil orjinalliği için, yarış pistinden gelen çözümler türetildi ve hepsinden önemlisi, tüm detaylar için sıkı çalışma ve tutku sayesinde ticari alanda önemli başarılara imza atıldı. Daha büyük motosikletlerin üretimi yoğunlaştı bunlar; SL 1000 Falco, RST Futura, ETV Mille Caponord ve ilk gerçek hypernaked olan Tuono. Bu sırada, 125’den 500cc ye kadar çeşitli modellerde sunulan Atlantic gibi başarılı scooter’ların üretimi ve Sportcity devam etti.

RSV Mille
Aprillia Tuono

1999 : Aprillia ilk Dünya Superbike katılımını yapar.

2001 : ETV 1000 Caponord sunumu.

Aprilia ETV 1000 Caponord

2002 : Scarabeo ve Atlantic sunumu.

2003 : 2003, bugün hala 2 silindirli spor motosikletlerin limitlerini zorlayan RSV 1000‘in çıkışını gördü.

2004 : 2004’de Aprilia off-road sektörüne geri döndü ve devrim niteliğindeki Supermotard olan iki silindirli SXV 4.5 ile anında Supermoto S2 Dünya Şampiyonasını kazandı (aslında 4-zamanlı bir motosikletle kazanılan ilk Dünya Şampiyonası), Aprilia’nın teknik, sportif ve stilistik ana özelliklerini yineleyen ve yenileyen bir motor oldu. Ancak 2004, şirketin değişmesinde tüm yıllardan daha önemli: Dünya çapında motosiklet marketi kriz durumundaydı ve Moto Guzzi ile Laverda markalarını sahiplenmenin ağırlığı, şirketin yapısında gerekli olan bazı değişikliklere yol açtı.

30 Aralık 2004’de Aprilia, Moto Guzzi ile birlikte tamamen Piaggio Group (Başkan Roberto Colaninno; Başkan Vekili; Yönetim Direktörü Rocco Sabelli; Genel Müdür Gianclaudio Neri) tarafından alındı. Avrupa motosiklet birliğinin önemli bir parçasını oluşturdu ve sektörde dünyanın dördüncü en önemli grubu oldu. 1.5 milyar Euro’luk iş hacmine, yılda 610.000 araç üretme kapasitesine sahip ve dünya çapında 50 ülkeye yayılmış durumda.

Aprilia markası, yine Aprilia tarafından kazandırılan, motosiklet sektöründe geniş bir deneyim desteğine sahip olan, Leo Francesco Mercanti tarafından yönetilecekti. Artan sorumluluğu ile Aprilia’da sahip olduğu pozisyonlar, Piaggio Group’da da devam etti.

Piaggio Group’un Aprilia için olan stratejik planı, marka kimliğini koruyarak ve geliştirerek markanın marketteki liderliğini güçlendirmek oldu. Aynı zamanda Noale ve Scorzé’de ki üretim tesislerinde araştırma ve geliştirmenin onayı alındı.

Özellikle, hatırı sayılır ölçüde yatırımlar öngörüldü; bunlar, diğer şeylerin yanında, genel Aprilia ürün yelpazesinin yenilenmesi, hem scooter hem de orta ve üst sınıf motosiklet sektörlerinde yeni modellerin ve teknolojik açıdan gelişmiş motorların üretimi, yol ve off-road yarışlarında Aprilia’nın etkinliğinin arttırılması ve geliştirilmesi;  yönetim ekibinin deneyimli profosyonel figürler ile güçlendirilmesi, ki bunlar çoktan teknik, ticari ve pazarlama alanlarında gerçekleştirildi; kalitenin ve müşteri memnuniyetinin arttırılması oldu.

2007 : 125 cc 2007 Dünya Şampiyonası’nı Aprilia RS125 kazandı.

125 cc 2007 Dünya Şampiyonasını Aprilia RS125 ile kazanan, Gábor Talmácsi

 

Kaynak

(Ziyaretçi 15 kişi, 1 tane bugün)

Video