fbpx

Periferik Görüş||Etrafına Dikkat Et!

Tayland’da meydana gelen bu olayda motosiklet sürücüsünün başına gelenler etrafımıza çok dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha bizlere hatırlatıyor.

Motosiklet sürücüsü yolunda giderken bir kamyonetin arkasından çıkan demir çubuğu görmüyor ve olanlar oluyor.

Periferik görüş nedir?

Bakmakla görmek aynı şey değildir. Baktığını görmeyenlerde vardır. Bunun nedeni aslında gören organımızın beynimiz olmasıdır. Gözler ise sadece görüntüyü beynimizin ilgili bölümüne yansıtan merceklerdir. Ancak motosiklet sürüşünde bakmadan görmek diye bir olay vardır. Esasen tüm araç sürüşlerinde hatta basketbol yada futbol olsun tüm spor şekillerinde bu olay çok önemlidir. Sporda başarıya götüren bu teknik sürüşlerde hayat kurtarır.

Motosiklet sürerken başımızı dik tutarız ve gittiğimiz yöne doğru olabildiğince ileriye doğru bakarız. Dönüşlerde yatarken bile iki gözümüzün yatay doğrultularının ufuk hattına paralel olmaları gerekir. İleriye doğru hareket ettikçe de bakışlarımızı bir sonraki daha ileriye doğru çeviririz. Güvenlik açısından bu bizim bakışlarımızın hedefe kilitlenmesini engeller. Performans açısından ise etkin bir şekilde olayların akışını yavaşlatacak; olabildiğince ileriye doğru bakış sürücüye reaksiyon için çok daha fazla alan dolayısıyla da zaman tanıyacaktır. Burada soru şudur: Olabildiğince ileriye doğru bakarken yoldaki yakın bir referans noktasını nasıl göreceksiniz? Bunun cevabı geniş görme yeteneğinizi kullanmaktır. Periferik görüş.

Periferik görüş sizin direk bakış çizginiz içinde olmayan nesneleri ve hareketleri fark edebilme yeteneğidir. Birçok spor faaliyetinde başarı geniş görüş yeteneğimizi iyi kullanmamıza dayanır. Bir futbolcu topa bakarken aynı anda olabildiğince fazla sayıda etrafındaki diğer oyuncularıda görebilmelidir. Bir jonglör(hokkabaz) elinde çevirdiği nesnelere bakmaz, havadaki bir noktaya bakar. Burada birbiri ardından atıp tuttuğu nesnelerin zincirleme akışını bir bütün olarak geniş görüş yeteneğini kullanarak görür.

Bir şey hakkında detaylı bilgiyi ona direk bakarak elde ederiz. Nesneler direk bakış hattımızından ne kadar uzaklaşırsa bizim sezme(fark etme) alanımızdan da o kadar uzaklaşır. Otoyolda giderken yanınıza bir araba yanaştığında onun ne kadar yaklaştığını, hızını ve sürücüsünün olayın farkında olup olmadığı bilmek istersiniz. İdeal olanda bunun araca bakılmadan yapılabilmesidir. Yarış pistinde ise ön tekerinizin ideal olan hattınıza ne kadar yakın olduğunu ön tekerinize direk olarak bakmadan bilebilmenizdir.

Talimlerle geniş görüş yeteneği geliştirilebilir. Burada ilk önemli konu bilmeden görüş alanınızı sınırlıyor olmamanızdır. Mesela saçınız yada balaklavanızın kenarı görüş alanınızı kısıtlamasın. Kask alırken göz bölümünün genişliği önemlidir ki yanlara doğru ne kadar açıksa o kadar fazla geniş görüş imkanı verir. Gözlük yerine kontak lens kullanın, gözlük çerçevesi görüş alanınızı kısıtlar. Güneş gözlüğü yerine koyu kask vizörü kullanın. Astiğmatın en düşük derecesi bile işinizi zorlaştırır. Gözlükte kademeli camlar kullanılırken(sadece camın ortasından bakılırsa mesafeye göre değişen odaklanma yapan) size görüşde zorluk getirir çünkü sadece sadece camın merkezinden bakmakla net görebilirsiniz. Kontak lensler gözlerinizle beraber hareket eder. Bu sebeble de optik merkez devamlı ayarlanmaktadır. Spor faaliyetlerinde kontak lensler idealdir.

Göz doktorunuz sizin geniş görüş yeteneğinizi kontrol edebilir. Bu yeteneğinizi geliştirmeniz için size bazı çalışma teknikleri önerebilir. Burada bizim önerebileceğimiz bir çalışma; bakışlarınızı gevşemiş bir tarzda olarak önünüzdeki bir noktaya odaklayınız. Mesela duvardaki bir resime ve sonra gözlerinizi oynatmadan bu objenin hemen yanıbaşındaki bir nesneye konsantre olun. Mesela onun hemen yanındaki başka bir resime ve olabildiğince fazla detaylı fark etmeğe çalışın. Kademeli olarak daha da yanlara konsantre olarak bunlar hakkında olabildiğince detaylı bilgi toplamaya çalışın. Bu yana konsantre olma olayını sonuçta gözünüzün en kenarındaki nesnelere kadar bu talimi yaparak kendinizi geliştirin. Bu çalışmayı odaklandığınız nesnenin sağ tarafına olduğu kadar sol tarafı içinde yaparken sonraları aşağısına ve yukarısına doğru olarak tamamlayın. Talimler ilerledikçe geniş görüşünüz gelişecek ve yanlardaki nesneleri ve hareketleri direk bakmadan detaylı olarak fark etme yeteneğiniz iyileşecektir. Bu çalışmayı daha sonra her iki tarafa aynı anda konsantre olarak ve de yanlarda nesneleri yürüyerek de fark etme şeklinde yaparsınız. Sonra bunun sürüşte talimleri yapılır taki bu durum sizde doğal bir alışkanlık haline gelene kadar. Direk olarak bakmadan hızla ve kolayca görebilmelisiniz.

Geniş görüşün anlamı trafikde çok daha fazla önem kazanır. Yolunuza doğru kıran bir aracı anında fark edip direk önünüzde olanla irtibatınızı kesmeden gerekli reaksiyonu verebilirsiniz. Geniş görüşünüz içinde önünüzdeki motosiklet veya arabanın hareketlerinin farkında olarak yaklaşmakta olan dönemece bakışlarınızı direk olarak odaklayabilirisiniz. Pistte de referans noktalarını olabildiğince ileri bakarken bile seçersiniz. Burada anahtar sürekli olarak bu işin talimini yaparak gözlerinizi formda tutmaktır.

Geliştirme egzersizi

Omurgalıların mercekli gözleri, yani sahip olduğumuz insan gözü de evrilirken garip bir durum gerçekleşti. Yüksek oranda sofistike, dış derinin katlanmasıyla ortaya çıkan, kabarcık şeklinde mercekli gözlere sahip mürekkep balığının aksine insan gözü (görünürde tesadüfi olacak şekilde) tamamen farklı biçimde beynin dışarı doğru büyümesiyle meydana geldi. İlk bakışta bu çok ufak bir fark gibi görülebilir ve hatta aynı boyutta bir gözün daha fazla ışık alıcı hücreye sahip olmasını sağladığı için avantajlar da sunmaktadır. Fakat garip bir biçimde ışığa karşı hassas olan hücrelerimiz retinanın çevresinde yanlış biçimde konumlandırılmış olup vücudumuzun arkasına işaret ederken sinir hücrelerimiz ışık kaynağına bakmaktadır. Bu “tersine çevrilmiş bir göze” sahip olduğumuz anlamına gelmekte olup, bu durum beynimizin gördüklerimizi doğru perspektife koymasını gerektirmektedir. Bu aynı zamanda insanlar ve tüm omurgalıların sahip olduğu, kör nokta olarak bilinen oluşumdur.

Kör nokta

Kör nokta veya skotom, gözümüzde optik sinirin retinadan beyne geçtiği yerdir. Optik siniri oluşturan sinir hücrelerinin geçtiği hat retinada, ışığı algılayan ışık alıcı hücreler bulunmadığından görüntü meydana gelmeyen bir tür “delik” meydana getirmektedir. Retinanın görünüşte kötü olan ve görüş alanımızda kör noktayı oluşturan bu tasarımına uzmanlar tarafından tersine çevrilmiş göz adı verilmektedir. Kör nokta fovea’nın buruna doğru olan tarafında, yaklaşık 15 derece açıda bulunmaktadır. Beynimiz kör noktayı ara değer hesaplamaları yapıp çevredeki ayrıntılar, diğer gözden gelen bilgiler ve göz hareketlerinden kaynaklanan farklı görüntülerin hesaplanması sonucu görsel olarak kapattığı için sağlıklı insanlar görsel bilgideki bu eksikliği genelde fark etmezler.

Bu kör nokta hakkında ilk olarak Fransız bir doktor olan Edme Mariotte 1660 yılında yazmıştır.

Kör nokta

 

1. Kör nokta                                 2. Maküla
3. Optik sinir                                 4. Konjonktiv
5. Kornea                                     6. Göz odası
7. Gözbebeği                                8. İris
9. Lens (mercek)                          10. Siliyer kas
11. Camsı cisim                             12. Sklera
13. Koroid                                   14.Retina

Kör noktanın gösterimi

Beyninizi size kör noktayı “gösterecek” şekilde kandırmak mümkündür.

İşte böyle yapabilirsiniz:
Sol gözünüzü kapayın ve sağ gözünüzü soldaki noktaya odaklayın. Gözünüzü ekrandan nokta ve ekrandaki karelerin merkezinin arasındaki mesafenin yaklaşık iki katı kadar uzakta tutun. Şimdi başınızı yavaşça ekrandan uzaklaşacak şekilde geriye çekin. Belirli bir noktada karelerin eksik olan merkezinin “doldurulduğunu” göreceksiniz. Bu, eksik görsel bilginin beyin tarafından sağlandığı kör noktadır.

Kör noktanın en iyi arkadaşı: maküla

Her insan gözü, bir kör noktanın yanı sıra retinanın yüksek kaliteli odaklı görüntü sunduğu, maküla veya macula lutea olarak bilinen bir bölgeye sahiptir. Makülanın merkezi, en yüksek konik hücre yoğunluğuna sahiptir – konik hücre gözdeki iki ışık alıcı hücre türünden biridir. Küçük, merkezi çukur – fovea centralis – makülanın hemen ortasında bulunmakta olup keskin, merkezi görmemizden sorumludur.

Karanlıkta tüm kediler gridir

Karanlıkta iyi görme yetisine ihtiyaç duyan hayvanlar genellikle büyük gözlere sahiptir – baykuşları, cadı makiler gibi egzotik hayvanları ve hatta kedileri aklınıza getirin. Kediler aslında göze daha fazla ışığın gelmesine izin veren, yansıtıcı bir katman içeren özel bir retinaya sahiptir. Gece avlanan hayvanların gözleri insan gözüne göre farklı bir yapıya sahiptir. Gündüz aktif olan insanlara göre gece aktif olan hayvanlar konik hücrelere göre (renk algılamadan sorumlu) çok daha fazla çubuk hücreye (parlaklığı algılamadan sorumlu) sahiptir.

Bu nedenle konik hücrelerimiz bize renkli bir görüş sağlamada önemli bir role sahiptir. Kırmızı, mavi veya yeşil ışığa, yani bunlara karşılık gelen güneş ışığının belirli dalga boylarına karşı maksimum hassasiyete sahip olan üç konik hücre türüne sahibiz. Gece vakti bu üç rengin dalga boyuna ait ışığı kaybederiz. Bunun sonucunda renk bilgisine erişimimiz kalmadığı için yalnızca çubuk hücreler aktif olur – bu nedenle her şey gri gözükür.

Hiçbir şeye aslında doğrudan bakmamamızın nedeni

Her yaratığın hak ettiği göze sahip olduğunu söyleyebilirsiniz. Bir yırtıcının menüsündeki sonraki yemek olabilecek hayvanlar için tüm çevrelerini mükemmel bir biçimde görmek önemlidir. Bu nedenle tavşanlar, geyikler ve yem olabilecek diğer hayvanların gözleri kafalarının yan tarafındadır. Fakat bu durum onların derinlik ve mesafeyi değerlendirmelerini zorlaştırmaktadır.

Öne bakan gözlerimiz sayesinde derinliği ve mesafeyi mükemmel biçimde tahlil edebilmemize rağmen, büyük ihtimalle artık ihtiyaç duymadığımızdan 360 derecelik bir görüşün keyfini çıkaramamaktayız.

Kesin bir ifadeyle, bir nesneye odaklanırken aslında bu nesneye bakmadığımızı biliyor muydunuz? Retinamızdaki ışık alıcı hücreler yalnızca ışık koşullarındaki değişikliklere tepki vermektedir. Yani herhangi bir şeye baktığımız takdirde, hareketsiz görüntü kaybolmaya başlayacaktır. Fakat doğa her konuya bir çözüm bulmuştur: gözlerimiz biz fark etmeden, hem de çevrede olan biteni algılamaya devam ederken nesneye odaklanmamızı sağlamak için sürekli olarak rastgele küçük hareketlerde bulunmaktadır. Bu nedenle bir noktaya odaklansak dahi gözlerimiz sürekli olarak seğirme olarak bilinen kısa ve hızlı hareketlerde bulunmaktadır.

Odaklı görme ile periferik görmenin karşılaştırılması

Periferik görme merkezi, odaklanmış görmemiz dışındaki görüşümüzün bir parçasıdır. Periferik görüşün amacı belirli bir şeye odaklanmadan önce bize bir ilk izlenim veya içerik hakkında bilgi sağlamaktır, bu bakımdan odaklı görüşümüze göre oldukça farklı çalışmaktadır. Periferik görüş, ışık alıcı hücrelerin yaklaşık olarak yalnızca yüzde 50’sine erişimi olmasına rağmen görüş alanımızın yüzde 90’ından oldukça fazlasını kapsamaktadır. Basitçe bu durum, çok daha az görsel keskinlik veya çözünürlüğe sahip olduğundan ince ayrıntıların farkına varmanın periferik görüşümüzde oldukça zor olduğu anlamına gelmektedir. Buna karşın periferik görüş hareketi algılamakta çok daha iyidir, çünkü potansiyel riskleri hızlıca belirleme kabiliyetine hala ihtiyacımız vardır.

Periferik görüş ve gözlük camları

Herkes etraf bulanık görünmeye başladığında görüşümüzdeki bozuklukları düzeltmek için gözlük alma zamanının geldiğini bilmektedir. Fakat gözlük camı üretimindeki asıl nokta yalnızca keskin olan merkezi görüşümüzü değil, aynı zamanda bize rahat ve konforlu bir periferik görüş sağlayan bir gözlük camı tasarımı oluşturmaktır. Bu nedenle gözlük camı üretimindeki hesaplamalar bu denli fazla matematik uzmanlığı ve optik bilgi birikimi gerektirmektedir. Amaç, gözlük kullandığında gözlüğü kullanan kişinin görüşünün düzeltme yapılmayan gözlerin periferik görüşünden farklı olmamasını sağlamaktır. Bu, bombeli camlara sahip progresif gözlük ve spor gözlüğü üretiminde özellikle zorlayıcıdır.

Yakın ve uzak görüşümüz ile geçiş aralığında progresif gözlük camlarına alışmamızın ne kadar zaman alacağını belirleyen hususun merkezi, odaklı görüşümüz olmadığını, fakat periferik görüşümüzde olan değişiklikler olduğunu biliyor muydunuz? Bu değişiklikler ilk başta tedirgin edici olacak bir bozucu etkiye yol açabilir. Fakat endişelenmeye gerek yok – beynimiz bu değişikliklere de hızlıca uyum sağlar. Yeni görüş tarzımıza kısa sürede uyum sağlar ve bunu takiben etrafımızı tamamen “normal” olarak algılarız.

Fakat hatırlamamızın gereken iki önemli husus var:

  1. Hangi progresif gözlük camlarının sizin için en uygun olduğunu bulmak amacıyla optisyeninizin tavsiyesine başvurun.
  2. Yeni progresif camlarınızı başlangıçtan itibaren neredeyse hiç çıkarmadan kullanın – özellikle etrafta çok hareket ettiğiniz durumlarda. Bu beyninizin iyileştirilmiş yeni görüşünüze çok daha hızlı uyum sağlamasına yardımcı olacaktır.
(Visited 132 times, 1 visits today)

Bunlar da ilginizi çekebilir!